MODALS

01 Nisan 2014 by admin | Filed under İngilizce Gramer Dersleri.

MODALSModal, “Kiplik” demektir. Modallar yardımcı fiil sisteminden yararlanan ancak farklı fonksiyona sahip kalıplardır.EXAMPLESI dont walk. (Yürümem.)I can walk. (Yürüyebilirim.)Yardımcı fiiller, anlamlarını yükleme katmazlar. Ama Modallar anlamlarını yükleme katarlar.Modalların aşağıda açıklamalı olarak verilmiştir.► Can: …e bilmek: güç, yetenekI can walk 20 miles. (Yirmi kilometre yürüyebilirim)► May:. ..ebilmek: olası, tahminHe may come tonight. (O bu gece gelebilir.)► Be able to: ..e bilmek: Can e eşittir.I am able to jump 30 cm. (30 cm zıplayabilirim.)► Must: …meli, …malı: Mustta zorunluluk söyleyen kişiyle ilgilidir. Dışarıdan herhangi bir baskı yoktur.)I must sleep early. (Erken yatmalıyım.) (Bu örnekte kişi erken yatması gerektiğini düşünmektedir ve kendi kararıdır.)►
Have to: zorunda olmak. Zorunluluk var. Bu modaldaki zorunluluk
dışardan bir gücün etkisiyle oluşur. Herhangi bir kural, kanun veya dış
etken nedeniyle birşey yapmak zorunda olduğumuzda bu modalı kullanırız.I have to wear uniform at school. (Okulda üniforma giymek zorundayım) (Okulun kuralı)►
Should: gerekir. Her ikisi de “tavsiye öneri” anlamında kullanılır.
Ought to ile arasında çok az bir nüans farkı vardır, aynı anlamda
kullanılabilirler.You should see a doctor. (Bir doktora gitmelisin) (Gitmeni tavsiye ediyorum.)► Ought to: gerekir.You ought to see a doctor. (Yukarıdaki örnekle arasında fark yoktur.)Modal ların Kullanımı1.) Modal lar çekimsizdir. Yani şahıslara göre değişmezler.2.) Modallar daima V1 ile kullanılırlar.3.) İki model kesinlikle yan yana kullanılmaz.EXAMPLESThey can finish the game on time. (Onlar oyunu zamanında tamamlayabilirler.)(Güç, yetenek)He may go abroad next year. (O önümüzdeki yıl yurt dışına gidebilir.) (Tahmin)I may go. (Gidebilirim) (tahmin) I may not go. (Gitmeyebilirim) (tahmin)I can go. (Gidebilirim) (güç, yetenek) I can not go. (Gidemem) (güç, yetenek)We are able to produce more goods. (Daha fazla mal üretebiliriz.) (Güç, yetenek)You must wait for us untill 5 oclock. (5 e kadar bizi beklemelisin.) (Zorunluluk söyleyenden )You have to brush your teeth three times a day. (Günde üç defa dişlerini fırçalamalısın.) (Zorunluluk dışardan)You should do your homework. (Ödevini yapmalısın.) (Nasihat var.)Must, should = ought to, have to /has to Þ -melisin* You must wear your shoes when you g oto a wedding(Bir düğüne gittiğinde ayakkabılarını giymelisin)* You look ill. You should see a doctor.* You are a student. You have to wear a five at school.Not: “Have to” da mecburiyet vardır.“Must” taki mecburiyet azdır.“Should” da öğüt vardır.Mustnt, shouldnt = ought not to, dont have to /doesnt have to Þ -mamalısın* You mustnt drive very fast* You shouldnt drink cold water a lot.doesnt have to / dont have to = neednt = dont/doesnt need to Þ -mak zorunda değilsin* You dont have to get up on sundays.* When you join the army, you have to wear a uniform.* When the lights are red for you, you mustnt drive on.* If you want to be healthy, you should eat a lot of fruit.* You dont have to get your book. We dont use any boks at this course* A: Is it cold outside? Must I wear my coat?B: No, you neednt wear it. The weather is quite warm.* When you live in Turkey, you dont need to obey, traffic rules. Nobady cares for it.Not: “Neednt” konuşma anında. “Dont need to” is e genel anda kullanılır.1. People should visit a doctor at least once two years.2. You have to wash your hands! They are very drity.3. Do you want met o help you vash the dishes ?No, you neednt do that. I can do it later.4. Students dont need to g oto school on holiday.5. That part of the sea is very deep! You mustnt swim here.6. A teacher has to know what he tells very well.7. You mustnt watch TV when you have an important exam.8. Studnets have to pass an exam to enter a unıversty. * It is raining so you must take an umbrella.Not: So, thas, hence, therefore ð Bu yüzdenTo, in order to, so as to ð -mek / -mak içinNot to, in order not to, so as not to ð-mamak için* You have to have an entry card to enter unıversity* You dont need to wear a tea in England to teach* You mustnt drive your car fast not to be panishes(cezalandırma).(Cezalandırılmamak için arabanızı hızlı sürmemelisin)* O geç kalmamak için koşmak zorundaHe must run not to be late.* Kalmamak için çalışmalısın.You must study not to fail* She drank tea to feel better (daha iyi hissetmek) in order toso as to* She didnt shout at him not to upset him (Onu üzmemek için ona bağırmamalısın)in order not toso as not toNot: So as to, to, in order to ‘dan sonra he, she, it gelmez. V1 gelmek zorundadır.Not: “am/ is/ are to “ da –meli anlamı verir.* You are to wait outside until the menager calls your.* I am to help my mother with the housework after school(Okuldan geldikten sonra ev işlerinde anneme yardım etmek zorundayım)* T.Çiller is to come to K.Maraş tomorrow.Not: Çiller yarın Maraşa gelecek. Buradaki “is to” farklıdır. “is going to” nun yerine gelmiştir.Not: am / is / are supposed to ð -meli, -malı* You are supposed to be in your class now.Not: be supposed toð sanılıyor, düşünülüyor.* We dont now where Ali is but he is supposed to be in BursaNot: Have to, has to bazen have got to, has got to şeklinde olabilir. Have got to ð Konuşma anında kullanılır.Not: am / is / are not to ð be not to* I will have to go (Gitmek zorundayım)Geçmiş Zamanð had to* She had to get up early so she went to bed early (Erken kalkmak zorundaydı bu yüzden erken yattı)Gelecek Zamanð will have to* You have to cook when you marryPresent Perfectð Have /has had to +V1* Since I came from school, I have had to study. * My mother had to wash the dishes. (Annem bulaşıkları yıkamak zorundaydı)Not: had to Î didnt have to ð Gerek yoktu yapmadım Will have to Î Wont have to* I didnt have to wear ties at school(Okulda kravat takmak zorunda değildim bu yüzden takmadım)* You wont have to work if you marry a rich man(Eğer zengin biriyle evlanirsen çalışmak zorunda olmayacaksın) * When I was in the army, we had to obey the rules it was so difficult. (Askerdeyken emirlere uymak zorundaydım)* You will have to learn a lot more about models next lesson* Student didnt have to learn Englısh in classes 4 and 5 in Primary school ten years age* A person has to get a passport if he wants to travel abroad.* You dont have to came to this course if you dont need Englısh

pixel MODALS

Bir önceki yazımız olan 10-8 REDUCTION of ADVERBIAL CLAUSES to MODIFYING PHRASES başlıklı makalemizde REDUCTION of ADVERBIAL CLAUSES to MODIFYING PHRASES hakkında bilgiler verilmektedir.

← Previous

Tags:


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir