Kategori arşivi: İngilizce Kelimeler

Hangi Meslek Sahibi Hangi Aleti Kullanır

 

Hangi Meslek Sahibi Hangi Aleti Kullanır

Aşağıdaki tabloda, meslek sahiplerinin kullandıkları bazı aletleri inceleyelim:

MeslekAlet
baker-fırıncıoven-fırın
businessman-işadamıbriefcase-evrak çantası
cleaner-temizlikçivacuum cleaner-eletrik süpürgesi
cook-ahçıfrying pan-tava
doctor-doktorstethoscope-stetoskop
farmer-çiftçitractor-traktör
musician-müzisyenmusical instrument-müzik aleti
pilot-pilotjoystick
secretary-sekretertypewriter-daktilo
surgeon-cerrahscalpel-neşter
barber-berbercomb-tarak
carpenter-marangozsaw-testere
teacher-öğretmenblackboard-kara tahta
soldier-askergun-silah
plumber-tesisatçıspanner-ingilizanahtari
photographer-fotoğrafçıcamera-fotograf makinesi
journalist-gazetecinotebook-not defteri
electrician-elektrikçiscrewdriver-tornavida
dentist-dişçidrill-matkap

Gelen Aramalar: ingilizce meslekler ve aletleri,meslekler ve aletleri,meslekler ve kullandıkları aletler,ingilizce meslekler ve kullandıkları aletler,ingilizce meslekler ve aletleri resimli,ingilizce meslekler ve kullandığı aletler,meslekler ve aletleri ingilizce,ingilizce meslekler ve kullandıkları eşyalar,ingilizce meslekler ve mesleklerde kullanılan aletler,meslekler ve kullandıkları araçlar

İngilizce Meslekler ve Örnek Cümleler

 

İngilizce meslekler, anlamları ve açıklamaları

İngilizce bazı meslekleri, anlamlarını ve bunlarla ilgili örnek cümleleri inceleyelim.

MeslekTürkçesiMeslekTürkçesi
actorerkek oyuncuactresskadın oyuncu
architectmimarnursekadın oyuncu
bricklayerduvarcıopticiangözlükçü
butcherkasapdustmançöpçü
policemanerkek polispolicewomankadınpolis
postmanpostacıestate agentemlakçı
shop assistanttezgahtarfiremanitfaiyeci
traffic wardenpark görevlisilawyeravukat
travel agentseyahat acentesivetveteriner
lorry driverkamyon şoförülibrariankütüphaneci
waitererkek garsonwaitresskadın garson

 

İngilizce meslekler hakkında bilgi içeren, görevlerini kısaca tanıtan örnek cümleler:

  • A fireman tries to put out fires in shops, houses, etc.
  • Bir itfaiyeci, dükkanlarda, evlerdeki vb. yerlerdeki yangınları södürür.
  • A lawyer helps you with legal problems.
  • Bir avukat yasal problemlerle ilgili size yardımcı olur.
  • A nurse cares for people who are ill. He or she usually works in a hospital.
  • Bir hemşire hasta olan insanlarla ilgilenir. Genellikle hastanede çalışır (kadın ya da erkek.)
  • A shop assistant serves you in a shop.
  • Tezgahtar size dükkanda hizmet eder.
  • A travel agent helps you book a journey or a holiday.
  • Seyahat acentası size yolculuk ya da tatil için rezarvasyonlarınızda yardım eder.
  • An architect designs new buildings.
  • Bir mimar, yeni binalar tasarlar.
  • A dustman collects people's rubbish – which is usually in a dustbin.
  • Çöpçü, insaların çöplerini toplar; genellikle çöp kutularındakileri.
  • A lorry driver drives a lorry.
  • Kamyon şoförü kamyon sürer.
  • A policeman/policewoman tries to stop people breaking the law.
  • Polis, kanunları çiğneyenleri durdurmaya çalışır.
  • A witer/witress serves you in a restaurant.
  • Garson, size restorantta hizmet eder.
  • An actor/actress works in the theatre, in films and on television.
  • Oyuncu tiyatroda, filmlerde ve televizyonda çalışır.
  • A butcher is a shopkeeper who sells and cuts up meat.
  • Kasap, et kesip satan bir esnaftır.
  • A mechanic repairs cars.
  • Motor tamircisi, arabaları tamir eder.
  • A traffic warden makes sure you don't park your car for too long or in the wrong place.
  • Park görevlisi, arabanızı yanlış yere ya da uzun süreliğine park edip etmediğinizden emin olmaya çalışır.
  • A bricklayer builds houses, etc.
  • Duvarcı, bina inşa eder.
  • An optician checks people's eyes and also sells glasses.
  • Gözlükçü insanların gözlerini kontrol eder ve gözlük satar.
  • A vet is a doctor who treats sick or injured animals.
  • Veteriner yaralı ya da hasta hayvanları tedavi eden doktordur.
  • An estate agent helps you buy or sell your house or flat.
  • Emlakçı daire almanıza ya da satmanıza yardım eder.
  • A librarian works in a library.
  • Kütüphaneci kütüphanede çalışır.
  • A postman delivers letters and parcels to your home.
  • Postacı evinize posta ya da paket teslim eder.

Aşağıdaki tabloda bazı mesleklere ve Türkçe karşılıklarına göz atalım.

MeslekAnlamıMeslekAnlamı
bakerfırıncıfarmerçiftçi
barberberberjournalistgazeteci
businessmanişadamımusicianmüzisyen
carpentermarangozphotographerfotoğrafçı
cleanertemizlikçipilotpilot
cookaşçısecretarysekreter
dentistdiş hekimisoldierasker
doctordoktorsurgeoncerrah
electricianelektrikçiteacheröğretmen
 

 

Gelen Aramalar: ingilizce meslekler ile ilgili diyaloglar,ingilizce mesleklerle ilgili cümleler,ingilizce meslekler ve yaptıkları işler,ingilizce meslekler ve yaptıkları,ingilizce meslekler ve ne yaptıkları,mesleklerle ilgili ingilizce cümleler,Mesleklerin İngilizce Açıklamaları,ingilizce meslek tanıtma cümleleri,ingilizce meslekler ve açıklamaları,meslekler ve yaptıkları işler ingilizce

Örnek Fiiller ve Anlamları

 

İngilizce Filler ve Anlamları

İngilizce öğrenirken, kelime-kelime öğrenmek yerine, birlikte anlam ifade eden yapıları bütün olarak öğrenmek kalıcılığı artırmaktadır. Bizimde bu yazıdaki amacımız, fiilleri ve bu fiillerin hangi durumlarla hangi anlamları vereceğini kavratarak öğrenmenizi sağlamak. Aşağıda İngilizcede sık kullanılan bazı fiilleri ve anlamlarını veriyoruz.

apply fora new job in Canada
kanada'da yeni bir işe baş vurmak
beatsomeone at tennis
teniste birisini yenmek
borrow$20 from someone
birinden 20 dolar borç almak
discovera new planet
yeni bir gezegen keşfetmek
diveinto the swimming pool
havuza dalmak
dryyourself with a towel
havlu ile kurulanmak
fastenyour setabelt before the plane takes off
uçak kalkmadan once kemerini bağlamak
growtomatoes in the greenhouse
serada domates yetiştirmek
hirea car for the weekend
hafta sonu için araba kiralamak
hityour finger with a hammer
çekiçle parmağına vurmak
hurryto catch the last bus home
son otobüsü yakalamak için acele etmek
liein the bed until 10.30
10.30'a kadar yatakta yatmak
marryfor love
aşk için evlenmek
owesomeone money
birisine borçlu olmak
postponethe meeting because of illness
hastalıktan dolayı toplantıyı iptal etmek
pronounce the word correctly 
kelimeyi doğru telaffuz etmek
escapefrom prison
hapishaneden kaçmak
inviteall your friends for dinner
tüm arkadaşlarını akşam yemeğine davet et
offersomeone $2000 for their car
birisinin arabasına 2000 dolar teklif yapmak
practisethe piano for two hours a day
günde 2 saat piyano çalmak
punishthe child for being naughty
çocuğa yaramazlık yaptığından vurmak
renewyour passport before you go abroad
yurtdışına çıkmadan pasaportunu yenilemek
returnfrom holiday with a suntan
bronz bir ten ile tatilden geri dönmek
shiverfrom the cold
soğuktan titremek
solvea difficult problem
zor bir problemi çözmek
spendthe weekend in Paris
haftasonunu pariste geçirmek
tastethe soup to see if it needs more salt
çorbanın tuza ihtiyacı olup olmadığı için tatmak
translatethe book into Russian
kitabı Rusçaya tercüme etmek
unpacka suitcase
bavulu boşaltmak
wash upafter a meal
yemekten sonra bulaşık yıkamak
weighover 75 kilos
75 kilodan fazla gelmek
wavegoodbye to your friends at the station
istasyonda arkadaşlarına hoşçakal demek

Gelen Aramalar: ingilizce fiil ve anlamları,ingilizce hastalıklar ve anlamları konu anlatımı