FUTURE CONTINUOUS TENSE – GELECEKTE SÜREKLİLİK

27 Kasım 2014 by HoLi | No Comments | Filed in Genel

FUTURE CONTINUOUS TENSE
GELECEKTE SÜREKLİLİK
1. Structure: Yapı

I
We shall ( ‘ll )
will ( ‘ll )

be going Gidiyor olacağım.
Gidiyor olacağız.
You
They
Ali and Kemal
The children
He
She
It
Ahmet
Ayşe
The cat Gidiyor olacaksın(ız).
Gidiyor olacaklar.
Ali ve Kemal gidiyor olacaklar.
Çocuklar gidiyor olacaklar.
Gidiyor olacak ( O erkek )
Gidiyor olacak ( O kız )
Gidiyor olacak ( O cansız veya hayvan )
Ahmet gidiyor olacak.
Ayşe gidiyor olacak.
Kedi gidiyor olacak.

Olumsuz yaparken

I
We shall not ( shan’t ) be going Gidiyor olmaya / cak / caksın(ız) / caklar / cağım / cağız
You
They
He
She
It will not ( won’t )
Soru yaparken

Shall
Will

I
We be going Gidiyor olacak / mı / mıyım / mıyız / mısın(ız) / lar mı?
You
They
He
She
It
Olumsuz soru yaparken

Shall
Will

I
We not Shan’t
Won’t

I
We be going Gidiyor olmayacak mı / mıyım / mıyız / mısın(ız) / lar mı?
You
They
He
She
It You
They
He
She
It
2. Kullanıldığı yerler
Fiiller -ing ekleme kuralı ve continuous tense ile kullanılmayan fiiller için bakınız present continuous tense konusuna bakınız.

Bu zaman şekli gelecekte bir vakitte, başlamış olan bir işin devam ediyor vaziyette oluşunu ifade etmede kullanılır.
Gelecekte olan olayların sadece akış içerisinde meydana geleceğini ifade etmek istediğimiz zaman bu şekli kullanırız.
Herhangi bir niyet, istek, söz verilme gibi bir durum söz konusu değildir.
My father reads the newspaper from 8 o’clock to 8.30 every morning.
So at 8:15 tomorrow morning he will be reading the newspaper. Babam her sabah 8:30′a kadar gazeteyi okur.Yarın sabah 8:15 te gazete okuyor olacak.

They will be answering the exam questions at this time tomorrow. Yarın bu vakitler imtihan sorularını cevaplıyor olacaklar.

The reports will be following about the president next week. Gelecek hafta muhabirler, başkanı adım adım takip ediyor olacaklar ( takip edecekler)

Today is the end of the vacation. From now on will be working all day. Bugün tatilin sonu. Bundan sonra gün boyu çalışıyor olacağız.

Bu örnek cümlelerden de anlaşılacağı üzere, olayların akışı bu işleri meydana getirecektir. Birinci örnekte öznemiz babadır ve her sabah 8-8:30 arası gazete okuduğu için yarın saat 8:15 te gazete okuyacaktır.

İkinci örnekte yine özne (onlar) öğrencilerdir ve imtihanları vardır. Tabii olarak yine imtihandaki öğrenci soru cevaplayacaktır.

Üçüncü örnekte gazetecilerin her zaman ki yapmış oldukları iş zikredilmektedir.

Dördüncü cümlede biraz da sitem vardır. Zira tatilini bitiren işçinin ruh haletini bilmeyen yoktur.

WILL – SHALL- GELECEK ZAMAN

27 Kasım 2014 by HoLi | No Comments | Filed in Genel

WILL – SHALL
GELECEK ZAMAN
1. Will ( Usage ) : Kullanıldığı yerler
Daha önce will in gelecek zamandaki kullanımını görmüştük. Bu ünitede ise will in diğer kullanım biçimlerini göreceğiz.
Başkasından birşey isterken yapılar ricalarda ve başkalarına bir şeyler arzedildiği ve başkaları davet edildiği zamanlarda kullanılır.

Will you sit and have some tea? Oturup çay alır mısınız?
Will you please open the door? Kapıyı açar mısın lütfen?

Airhostes: Will passengers please fasten their seat-belts? Hostes: Sayın yolcularmız lüfen kemerlerinizi bağlayınız. Veya ( Yolcularımızın kemerleri bağlamaları rica olunur. )

Will those who know where the man lives inform us? Adamın kaldığı yeri bilenlerin bize haber vermeleri rica olunur.

Samimi kişiler arasında rica ve emir karışık ifadeler de kullanılır.

Father to son : Don’t touch the computer, will you? Baba oğluna : Bilgisayara dokunma e mi.

Keep quiet, will you? Sissiz olun, tamam mı?

Shut the window, will you? Şu pencereyi kapar mısın?

Help me, will you? Bana yardım et olur mu?

Olumlu cümlelerde geçerli olmak kaydıyla, yapılacağından pek şüphe edilmeyen yani sonuçta itaat edileceğine muhakkak gözüyle bakılan emir cümlelerinde kullanılır.

Emir, cümleyi söyleyenden gelebileceği gibi daha yukarıdan da gelebilir. Ekseriyetle okul gibi, kışla gibi kuramlarda bu tür kullanıma sık rastlanmaktadır.

You will work on the night shift this week. Bu hafta gece vardiyasında çalışıyorsun.

Everyone will stay away fromthe Colonel’s office. Herkes Albay’ın odasından uzak dursun.

All students will be in the dining hall at 8. Bütün öğrenciler saat 8 de yemekhanede olsunlar.

Geniş zamanda alışkanlık haline getirilmiş şeylerin anlatılmasında kullanılır. Burada olaydan ziyade olayı yapan kişinin tipik özelliğinden söz edilmektedir.

Bazen can sıkıcı durumların da bu kullanımla anlatıldığı görülmektedir. Burada bahsedilen kişinin inadı da vardır.

A Turkish villager will always entertain his guests. Bir Türk köylüsü misafirlerini daima ağırlar.

Don’t invite him to the party. Partiye çağırma onu.

He will watch TV for hours at nights. Geceleri saatlerce televizyon seyreder.

He will tell everybody his life story. Herkese hayat hikayesini anlatır.

Başkalarının yapacağı işlerde fikir yürütme ve tahminlerde bulunmalarda kullanılır. Bahsedilen kişi tanındığından dolayı eminlik vardır.

Don’t give him any money. He won’t pay it back. Ona para verme. Geri ödemez.

Will your father be at home now? Baban şimdi evde midir?

Somebody is ringing the doorbell. Birisi zili çalıyor.

He will watch TV for hours at nights. Geceleri saatlerce televizyon seyreder.

It’s ten o’clock. It will be the milkman. Saat de 10. Sütçüdür.

Don’t call her. Ona telefon etme.

She will be studying for the exam. İmtihana çalışıyordur.

Nesneler için kullanılan ve onların özelliklerini, kapasitelerini ve bunlardan mahrum oluşlarını izah etmede kullanılır.

Biraz bir gerçeği dile getirme ve ( isterseniz deneyin göreceksiniz ) gibisinden emin olma derecesine yakın olan tahminlerde bulunmalarda kullanılır.

This book will answer all the questions you have in your mind. Bu kitap kafanızda bulunan bütün sorulara cevap verir / veriyor.

This tow-truck will now any car in the world safely. Bu cekici dünyadaki her arabayı emniyetli bir şekilde çeker.

This radio will receive the stations all over the world. Bu radyo tüm dünyadaki istasyonlar çeker / çekiyor.

This key won’t suit the lock to my door. Bu anahtar kapının kilidine uymuyor.

İçinde rica bulunan if li cümlelerde

If you’ll turn down the radio I’ll be glad. Radyoyu kısarsanız memnum olurum.

If you’ll lend me some money I’ll pay for the book. Bana biraz borç verirseniz kitabın parasını öderim.

They will come to your party if you’ll incite them. Onları davet ederseniz partinize gelirler.

2. Shall ( Usage ) : Shall Kullanıldığı Yerler

Başkalarının emir ve tavsiyelerini almada, başkalrına teklif götürmelerde ve yapılacak bir iyiliğin istenip intenmediğini sormada kullanılır.

Where shall I park my car? Arabamı nereye park edeyim?

What shall we buy for our new neighbour? Yeni komşumuza ne alalım?

Which dress shall I wear at tonight’s meeting? Bu geceki toplantıda hangi elbiseyi giyeyim?

Shall I turn off the television? Televizyonu kapatayım mı?

Shall we eat fish for lunch? Öğle yemeğinde balık yiyelim mi?

“Let’s” ( Hadi ) kalıbına (question tag ) kuyruk sorusu yapmada.

Let’s go to the Feza Cinema, shall we? Hadi Feza Sinema’sına gidelim, olur mu?

Let’s swim in the sea, shall we? Hadi denizde yüzelim, kabul mü?

Karşı tarafa verilen vaadlerde ve sözü edilen olayların gerçekleşmesindeki kararlı oluşu ifade etmelerde. Bu kullanım normal olan kullanımın tersine ikinci ve üçüncü şahıslarda kullanılır.

You shall have a bicycle if you pass your class. Sınıfını geçersen sana bir bisiklet.

He shan’t marry my daughter. Kızımla evlenemez. ( Müsadem yok. )

The enemy shall not enter my country. Düşman vatanıma giremez.

Emir ve kural belirtme cümlelerinde kullanılır. Bu tip emir cümleleri genelde üçüncü şahıslar için kullanılır.

Teachers shall pay for the meal their guests eat. Öğretmenler misafirlerinin yediği yemeklerin parasını ödesinler.

All competitors shall wear black suits and black ties. Bütün yarışmacılar siyah takım giyecek ve siyah kıravat takacak ve taksınlar.

All girl students shall braid their hair neatly. Bütün kız öğrenciler saçlarını düzgün bir şekilde örecekler.

SIMPLE PAST TENSE – GEÇMİŞ ZAMAN

26 Kasım 2014 by HoLi | No Comments | Filed in Genel

SIMPLE PAST TENSE
GEÇMİŞ ZAMAN
Bu zamanın kullanımında dikkat edilmesi gereken en büyük husus, fiillerin ikinci hallerinin kullanılmasıdır. Türkçemizde böyle bir kullanım olmadığı için bizlere biraz garip gelebilir. Fiillerin ikinci hallerinin gelme meselesi zamanın yapısı verildikten sonra izah edilecektir.

1. Structure : Yapı

I
He
She
It
Ahmet
Ayşe
The cat
We
You
They
Ali and Kemal
The children went ( 2. hal) Gittim.
Gitti. ( O erkek gitti. )
Gitti. ( O kız gitti. )
Gitti. ( O cansız veya hayvan gitti. )
Ahmet gitti.
Ayşe gitti.
Kedi gitti.
Gittik.
Gittin. / Gittiniz.
Gittiler.
Ali ve Kemal gittiler.
Çocuklar gittiler.
Olumsuz yaparken

I
He
She
It
We
You
They did not ( didn’t ) go. Gitme / di / dim / dik / din(iz) / diler.
Soru yaparken

Did I
he
she
it
we
you
they go? Git / ti mi / tim mi / tik mi / tin(iz) mi / tiler mi?
Olumsuz soru yaparken

Did I
he
she
it
we
you
they not Didn’t I
he
she
it
we
you
they go? Gitme /di mi / dim mi / dik mi / din(iz) mi / diler mi?
Kısa cevaplar
Yes, I did ve No, I didn’t şeklindedir.

2. Regular and irregular verbs: Düzenli ve düzensiz fiiller
Biraz önce söylediğimiz gibi Simple Past Tense’de fiillerin 2. hali kullanılmaktadır. Ancak fiillerin ikinci hali sadece düz cümlede kullanılır. Olumsuz ve soru cümlelerinde fillerin birinci halleri kullanılır.

İngilizce’de fiiller iki gurupta toplanırlar.

Bunlar düzenli ( regular ) ve düzensiz ( irregular ) fiiller ( verbs ) diye adlandırılır.

Düzensiz fiiller ( irregular verbs ) lerin aynen ezberlenmesi lazımdır. Bu fiilleri liste halinde hemen hemen bütün sözlüklerin başında veya sonunda bulmak mümkündür. Hatta sözlüklerde kelime izahı yapılırken de bu hallerin parantez içerisinde verildiği görülebilir.

Fiillerin 2. ve 3. halleri için tıklayın..
3. Spelling of -ed : -ed ekinin yazılışı
Düzenli fiilleri 2. hale koymak için “d”, “ed” veya “ied” gelmektedir. Bunlar ise belirli kurallara tabidirler. Şimdi bunları görelim.

Fiillerin çoğuna “-ed” eklenir.
open opened
start started
act acted

Sonu e harfi ile biten fiillere sadece “d” eklenir.
hate hated
live lived
arrive arrived

Sonu “l” harfi ile biten fiillerin “l” den önce tek sesli harf olanlarında “l” çift yazılır. Ancak Amerikan İngilizcesinde böyle bir kural yoktur.
towel towelled
travel traveled

Amerikan İngilizcesinde bu kelimeler toweled ve traveled şeklinde yazılır.

Fakat “l” harfinden önce birden fazla sesli harf varsa “l” çift olmaz.
sail sailed
heal healed
pool pooled

Sonu tek bir sessiz harfle biten ve tek sesli harfi bulunan fiillerde sonda bulunan sessiz harf çift olur.

rob robbed
tar tarred
ship spipped
fit fitted
beg begged

Ancak bu şekildeki fiillerin sonu “x”, “w”, ve “y” ile bitenlerinde çiftleme olmaz.

sew sewed
fix fixed
play played

Birden fazla heceli fillerden son hecesinde tek sesli harf bulunan ve tek sessiz harfle biten ve de okunurken vurgusu bu son hecede olan fillerde son sessiz harf çift olur.

en’trap en’trapped
pre’fer pre’fered
ad’mit ad’mitted

Fakat aynı durumdaki fiillerden sonu “x”, “w” ve “y” ile bitenlerinde çiftleme olmaz.

re’new re’newed
emp’loy emp’loyed
af’fix affixed

Sonu “y” harfi ile biten ve “y” den önce sessiz harf bulunan fiillerde “y” düşer ve bu tip fiillere “ied” eklenir.

try tried
cry cried
marry married

4. Pronunciation of -ed : -ed ekinin okunuşu
Geçmiş zamanda düz cümlede düzenli fiillerin sonuna eklenen ve bazı isimlerin sonuna eklenip onları sıfat getiren “-ed” ekinin üç ayrı okunuşu vardır.

İngilizceyi yeni öğrenenler bu eki ıd veya id şeklinde okuma eğilimindedirler. Oysa bu ekin ıd veya id şeklinde okunuşu çok sınırlıdır.

Okunuşunun sonu t, d ile biten fiillere -ed eklendiğinde bu ek -id veya -ıd şeklinde okunur.

Örnekler

need / nid / needed / ni:did
post / poust / posted / poustid

Okunuşunun sonu k, s, ç, ş, f, p ile biten kelimelere -ed eklendiğinde -ed eki t şeklinde okunur.

Örnekler

kick / kik / kicked / kikt
finish / finiş / finished / finişt
laugh / la:f / laughed / la:ft
watch / woç / watched / woçt

Okunuşunun sonu m, n, b, g, c, l, v, z, r ve sesli harfler ile biten kelimeler -ed eki eklendiğinde -ed eki d şeklinde okunur.

Örnekler

live / liv lived/ livd
listen / lisın listened / lisınd
rub / rab rubbed / rabd
raise / reyz raised / reyzd
climb / klaym climbed / klaymd

5. Usage : Kullanıldığı yerler
Konuşulan anla kıyaslandığı zaman geçmişte kalmış, bitmiş, tamamlanmış olayların anlatılmasında kullanılır.
Dikkat edilmesi gereken en önemli husus, bu zaman kullanımında geçmiş zamana ait bir zaman tabirinin verilmesidir. Zaman tabiri verilmese bile geçmişte kaldığına dair belirtilerin olmasıdır. Yine geçmişte kalmış bir zaman diliminde olan olayların anlatılmasında da bu yapı kullanılır.

My firend bought his house last year. Arkadaşım evini geçen yıl aldı.

They came to this city ten years ago. Bu şehre on yıl önce geldiler.

She slept until her friends came. Arkadaşları gelinceye kadar uyudu.

The game started at ten o’clock. Oyun saat onda başladı.

When did they leave the town? Kasabadan ne zaman ayrıldılar?

My grandfather worked here for five years. Dedem burada beş yıl çalıştı.

God created the heavens and the earth is six days. Allah gökleri ve yeri altı günde yarattı.

How long did the journey take? Yolculuk ne kadar zaman aldı?

What id you do before you went to bed? Yatmadan önce ne yaptın?

What did you do stay when you were a student? Talebeyken nerede kaldın?

They stayed at a hotel for a long time. Uzun müddet otelde kaldılar.

They didn’t get up early this morning? Onlar bu sabah erken kalkmadı.

Türkçemizde geçmiş zamanın rivayeti gibi çevrilen, geçmişteki olayların hikaye edilmelerinde ve geçmiş zamandaki alışkanlıkların anlatılmasında kullanılır. Bazen Türkçemize Mişli Geçmiş Zaman gibi de çevrildiği olur.
His grandfather gave this watch to his father. Bu saati babasına dedesi vermiş.

That man never drank when he was a boy. Şu adam çocukken hiç içki içmezdi.

Caliph Omar was a just statesman. He always said “The poor and rich are equal. The real superiority is the piety.” Halife Ömer bir devlet adamıydı. O daima ” Fakir ile zengin eşittir. Gerçek üstünlük takvadadır ( dindarlıktadır) ” derdi.

We had some food and some tea before we went to bed when we were in the village. Biz köydeyken yatmadan önce bir şeyler yer ve içerdik.

It was a sunny day. All the children swam in the lake, the woman prepared the meal and the men talked under the trees. Güneşli bir gündü. Bütün çocuklar gölde yüzüyordu, kadınlar yemek pişiriyordu ve erkekler ağaçların altında sohbet ediyordu.

He cried when his step-son left him. Because he liked him a lot. Üvey oğlu kendisini terkettiğinde ağladı çünkü onu çok sevmişti.

6. Examples – Örnek Cümleler
Şimdi de Simple Past Tense’ten cümle örnekleri verelim.

The man washed his car. Adam arabasını yıkadı.

We posted the letters. Mektupları postaladık.

They bought a new house. Yeni bir ev satın aldılar.

She ate two sandwiches. O iki sandviç yedi.

Did the man wash his car? Adam arabasını yıkadı mı?

Did you post the letters? Mektupları postaladınız mı?

Did they buy a new house? Yeni bir ev satın aldılar mı?

Did she eat two sandwiches? O iki sandviç yedi mi?

The man didn’t wash his car. Adam arabasını yıkamadı.

We didn’t post the letter. Mektupları postalamadık.

They didn’t buy a new house. Yeni bir ev satın almadılar.

What did you do last night? Dün gece ne yaptın?

How did you lose your passport? Pasaportunu nasıl kaybettin?

Kaynak: http://ingilizcenotlar.googlepages.com/simple-past-tense.htm