İngilizce Hikayeler, İngilizce Kısa Hikayeler, Basit İngilizce Hikayeler
ingilizce hikaye kitabı İngilizce Hikayeler, İngilizce Kısa Hikayeler, Basit İngilizce Hikayeler, ingilizce hikaye kitapları, ingilizce türkçe hikaye, ingilizce hikaye özetleri, ingilizce hikaye özeti, ingilizce hikaye, ingilizce kısa hikaye

Poor Ahmet (Fakir Ahmet), İngilizce Kısa Hikaye

March 3, 2014 by admin | Filed under İngilizce Kısa Hikayeler.
POOR AHMET

Ahmet’s mother and father were poor. They were living in a small house with only one room. Since his father’s lungs were ill, he compulsorily retired. Ahmet finished primary school in difficulty by selling pretzel out of school time. Later by the help of his neighbour he started to work in a restaurant to do the washing up. Ahmet had taken the first step to realize his dreams. He had met the wonderful meals which he formerly used to see behind the restaurant windows. Now he had ¤¤¤¤ three courses a day. He had kept Uncle Veli, who was cooking in the restaurant, observing. He would learn cooking from him and he would be a cook himself, too but Ahmet would work not in somebody else’s restaurant but in his own one.
Ahmet opened a restaurant in the city centre after he had done his military service. Because his meals were very delicious, the restaurant was ¤¤¤¤ of customers. He was earning well. Sometimes poor people used to come to the restaurant and eat free meal.
The waiters working in the restaurant and the customers couldn’t find any sense of Ahmet’s going and leaving two plates of meals to an empty table during lunch times. How would they know that they were Ahmet’s present to his mother and father, whom the poverty had finished years ago? They also wouldn’t be able to hear that while putting the plates on the table Ahmet was murmuring “you aren’t going stay hungry any more from now on mummy and daddy. Have your meals and get yourself very ¤¤¤¤.”





Written by: Serdar YILDIRIM

FAKİR AHMET

Annesi, babası fakirdi Ahmet’in. Tek göz odalı bir gecekonduda oturuyorlardı. Babasının ciğerleri hasta olduğundan zorunlu emekliye ayrılmıştı. Ahmet okul olmadığı zamanlar simit satarak zorlukla ilkokulu bitirdi. Daha sonra komşusunun yardımıyla bir lokantaya bulaşıkçı olarak girdi. Ahmet hayalini gerçekleştirmek için ilk adımını atmıştı. Eskiden lokantaların camları arkasında gördüğü o güzelim yemeklere kavuşmuştu. Artık günde üç öğün karnı doyuyordu. Lokantada yemek pişiren Veli dayıyı göz hapsine almıştı. Ondan yemek yapmayı öğrenecek ve kendi de bir aşçı olacaktı ama Ahmet başkasının lokantasında değil kendi lokantasında görevini yerine getirecekti.

Ahmet askerden geldikten sonra şehrin mevki yerinde lokanta açtı. Yaptığı yemekler çok lezzetli olduğu için lokanta müşterilerle dolup taşıyordu. Kazancı yerindeydi. Ara sıra muhtaç insanlar lokantaya gelirdi ve bedava yemek yerlerdi.

Lokantada çalışan garsonlar ve müşteriler Ahmet’in öğle vakitleri boş bir masaya giderek masanın üstüne iki tabak yemek bırakmasına bir anlam veremezlerdi. Onlar ne bileceklerdi yıllar önce sefaletin bitirdiği anne ve babasına Ahmet’in armağanını. Hem onlar duyamazlardı ki, tabakları masanın üstüne bırakırken Ahmet’in “ Bundan sonra aç kalmayacaksınız anneciğim ve babacığım. Alın yemeklerinizi karnınızı bir güzel doyurun “ diye mırıldandığını.

Yazan: Serdar Yıldırım

İngilizce Hikaye Aramaları:


Tags: , , ,


16 Responses to “Poor Ahmet (Fakir Ahmet), İngilizce Kısa Hikaye”

  1. maho says:

    keşke yer zaman olay belirtse

  2. ali says:

    abi ben bunu tercüme edip bir kağıta yazdımda bunun türkçesi var mı

  3. muhammed yüksel özkan says:

    Yazıyı okur okumaz duygulandım içm cız etti emeği ğeçen bu yazıyı biza ulaştıran arkdaşlara teşekkürler.

  4. Ümit ALUÇ says:

    emeğiniz için çok teşekkürler. fakat bişey sormak istiyorum. poor ahmet hikayesinde bazı kelimeler çıkmamış. yerlerine kare işaretleri var. bu kelimeler nelerdir. bilgilendirirseniz sevinirim.

  5. deniz says:

    ya bu konu ile ilgili ingilizce sorular we cevapları warmıı?????

  6. mert says:

    ahmetin azimine hyrran oldum

  7. meral says:

    bu yazı için çok tşk ederim. sayenizde ödevimi ypcm. tekrar tşk

  8. mehmetcan says:

    baya güzel bir hikaye herkesin okumasını tavsiye ederim

  9. melih says:

    ayanlar sğolun işime yaradı

  10. yusuf mehel says:

    çok güzel ve o kare kelimeler ”full” anlamına geliyor

  11. FATİH says:

    FAKİR AHMET

    Annesi, babası fakirdi Ahmet’in. Tek göz odalı bir gecekonduda oturuyorlardı. Babasının ciğerleri hasta olduğundan zorunlu emekliye ayrılmıştı. Ahmet okul olmadığı zamanlar simit satarak zorlukla ilkokulu bitirdi. Daha sonra komşusunun yardımıyla bir lokantaya bulaşıkçı olarak girdi. Ahmet hayalini gerçekleştirmek için ilk adımını atmıştı. Eskiden lokantaların camları arkasında gördüğü o güzelim yemeklere kavuşmuştu. Artık günde üç öğün karnı doyuyordu. Lokantada yemek pişiren Veli dayıyı göz hapsine almıştı. Ondan yemek yapmayı öğrenecek ve kendi de bir aşçı olacaktı ama Ahmet başkasının lokantasında değil kendi lokantasında görevini yerine getirecekti.

    Ahmet askerden geldikten sonra şehrin mevki yerinde lokanta açtı. Yaptığı yemekler çok lezzetli olduğu için lokanta müşterilerle dolup taşıyordu. Kazancı yerindeydi. Ara sıra muhtaç insanlar lokantaya gelirdi ve bedava yemek yerlerdi.

    Lokantada çalışan garsonlar ve müşteriler Ahmet’in öğle vakitleri boş bir masaya giderek masanın üstüne iki tabak yemek bırakmasına bir anlam veremezlerdi. Onlar ne bileceklerdi yıllar önce sefaletin bitirdiği anne ve babasına Ahmet’in armağanını. Hem onlar duyamazlardı ki, tabakları masanın üstüne bırakırken Ahmet’in “ Bundan sonra aç kalmayacaksınız anneciğim ve babacığım. Alın yemeklerinizi karnınızı bir güzel doyurun “ diye mırıldandığını.

  12. Murat Can says:

    I think, it is very easy. Perhaps, you can load new stories. Please
    I am waiting

  13. meki says:

    bunun yazarının adı ne?

  14. pınar says:

    ben google translate den çevirdim ama sizin çeviriyle aynı değil ? ne olcak şimdi

Leave a Reply