Sponsorlu Baglantilar
Sponsorlu Baglantilar
4. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları 5. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları 6. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları 7. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları 8. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları 9. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları 10. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları 11. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları 12. Sınıf İngilizce Yazılı Soruları

Gönderen Konu: Common Suffixes and Prefixes (İngilizcede Sonek ve Önekler)  (Okunma sayısı 2249 defa)


0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İzmir

  • Kahraman Üye
  • *****
  • Thank You
  • -Given: 0
  • -Receive: 27
  • İleti: 2499
  • Rep 1394
  • Cinsiyet: Bayan
    • Profili Görüntüle
  • Meslek: ???

Common Suffıxes And Prefixes (İngilizcede Sonek ve Önekler) (Kullanımları, Anlamlarıyla Örnek Kelimeler…)
a- / an-: yoksun, olmayan anlamı verir. Örnek: atypical (tipik olmayan)
ab-: olmayan anlamı verir. Örnek : abnormal (normal olmayan)
-able / -ible: genellikle eylemden sıfat türetir. Örnek: reliable (güvenilir), readable (okunallı), available (elde edilebilir), incredible (inanılmaz)
- age: eylemden ad türetir. Örnek: leakage (sızıntı), wreckage (enkaz), marriage (evlilik)
-al: addan sıfat, eylemden ad türetir. Örnek: theoretical (kuramsal), technical (teknik), refusal (ret, kabul etmeme)
-ance / -ence: eylemden ad türetir. Örnek: assistance (yardım,destek), ignorance (cahillik), preference (tercih,öncelik)
-ant: eylemden ad ve sıfat türetir. Örnek: participant (katılımcı), determinant (belirleyici), inhabitant (oturan,sakin)
-anti: karşı, karşısında anlamı verir. Örnek: anti war (savaşa karşı), anti-social (toplum karşıtı), anti-aircraft (uçaksavar)
-ation: eylemden ad türetir. Örnek: investigation (soruşturma), communication (iletişim), resignation (istifa)
bi-: iki anlamı verir. Örnek: bilingual (iki dilli), bicycle (bisiklet), bilateral (iki taraflı)
co-: ile,birlikte anlamı verir. Örnek: co-exist (birlikle yasamak),
coeducation (karma eğitim), cooperation (birlikte çalışma)
contra- / counter-: karşı.karşıt anlamı verir. Örnek: counter-attack (karşı hücum), counter-claim (karşı dava), contravention (karşı gelme)
-cy: sıfattan ad türetir. Örnek: illiteracy (cahillik), accuracy (doğruluk), dependency (bağımlılık.sömürge)
de-: işi tersine çevirme,-den kurtulma Örnek: decode (şifre çözme), decelerate (yavaşlatmak), defrost (buzları cözmek)
di-: iki,iki kez anlamı verir. Örnek: dioxide (ikioksijenli)
dis-: olumsuzluk takısıdır. Örnek: disagree (anlaşamamak), disconnect (bağlanamamak), disobey (itaat etmemek)
-en : eylem türetir. Örnek: widen (genişletmek), shorten (kısaltmak), tighten (sıkıştırmak,germek)
-er: eylemden ad türetir. Örnek: teacher (öğretmen), worker (işçi), singer (şarkıcı)
ex-: eski, önceki anlamı verir. Örnek: ex-husband (eski koca), ex-presşdent (eski başkan)
-ful: addan sıfat türetir. Örnek : careful (dikkatli), handful (avuç dolusu), helpful (yardımcı)
-hood: addan ad türetir. Örnek: childhood (çocukluk), neighbourhood (komşuluk), brotherhood (kardeşlik)
hyper-: aşırı, yüksek anlamı verir. Örnek: hypertension (yüksek tansiyon), hyperactive (aşırı hareketli), hypersensitive (aşırı duyarlı)
hypo-: düşük, olağandan az anlamı verir. Örnek: hypotension (düşük tansion), hypothermia (vücut ısısının düşmesi)
-ify: ad veya sıfattan eylem türetir. Örnek: clarify (açığa vurmak), classify (sınıflandırmak), simplify (basitleştirmek)
in-: olumsuzluk takısıdır. Örnek: inhuman (merhametsiz), incomplete (elsik), inadequate (yetersiz)
il-: olumsuzluk takısıdır. Örnek : illogical (mantıksız), illiterate (cahil), illegal (yasadışı)
im-: olumsuzluk takısıdır. Örnek: immortal (ölümsüz), impartial (tarafsız), impatient (sabırsız)
-ion: eylemden ad türetir. Örnek: prevention (önleme), election (seçim), prediction (tahmin)
ir-: olumsuzluk takısıdır. Örnek: irregular (düzensiz), irresponsible (sorumsuz), irrelevant (ilgisiz)
inter-: arasında anlamı verir. Örnek: international (uluslararsı), interaction (etkileşim), interpose (arasına sokmak,araya girmek)
-ish: addan sıfat türetir. Örnek: childish (çocukça), foolish (budala), selfish (bencil)
-ism : soyut ad üretir. Örnek: optimism (iyimserlik), realism (gerçekçilik), naturalism (doğalcılık)
-ist : addan ad türetir. Örnek: linguist (dilbilimci), chemist (kimyacı), physicist (fizikci)
-ity : sıfattan soyut ad türetir. Örnek : similarity (benzerlik), credibility (güvenirlik), reality (gerçeklik)
-ive : eylemden sıfat türetir. Örnek : selective (seçici), descriptive (tanımlayıcı), attractive (çekici)
-ize / -ise : sıfattan eylem türetir. Örnek : generalize (genelleştirmek), realise (gerçekleştirmek), modernize (cağdaşlaştırmak)
-less : -siz,-sız anlamı verir. Örnek : careless (dikkatsiz), homeless (evsiz), harmless (zararsız)
-logy : bilim, inceleme anlamı verir. Örnek : biology (biyoloji), mythology (söylembilim), geology (yerbilim)
-ly : sıfattan zarf türetir. Örnek : easily (kolayca), carefully (dikkatlice), politely (kibarca)
macro- : büyük ölçüde anlamı verir. Örnek : macromolecule (büyük
molekül), macrocosm (evren), macroeconomy (büyük ekonomi)
-ment : eylemden ad türetir. Örnek : development (gelişme), achievement (başarı), arrangement (düzenleme)
micro- : küçük anlamı verir. Örnek : microfilm (mikrofilm), microphone (mikrofon), micromolecule (küçük molekül)
milli- : binde bir anlamına gelir. Örnek : milligram (miligram), millilitre (mililitre)
mis- : yanlış, kötüce anlamına gelir. Örnek : misunderstand (yanlış anlamak), misuse (kötüye kullanmak), miscalculate (yanlış hesaplamak)
mal- : kötü anlamı verir. Örnek : maltreat (kötü davranmak), malediction (lanet), malevolance (kötü niyet)
mono- : tek, bir anlamı verir. Örnek : monologue (tek kişinin konuşması), monograph (tek yazı), monotone (tek ses, tek düze)
multi- : çok anlamı verir. Örnek : multinational (çok uluslu), multilateral (çok taraflı), multiform (çok şekilli)
neo- : yeni anlamı verir. Örnek : neo-logism (yeni,uydurma sözcük), neo-imperialism (yeni sömürgecilik akımı)
-ness : sıfattan soyut ad türetir. Örnek : happiness (mutluluk), carelessness (dikkatsizlik), closeness (yakınlık)
non- : değil, olmayan anlamı verir. Örnek : nonfiction (uydurma olmayan), nonstop (aralıksız) nonexistent (var olmayan)
out- : daha fazla anlamı verir. Örnek : outlive (birinden daha uzun yaşamak, outweigh (daha ağır basmak), outwear (daha uzun giymek)
over- : aşırı, çok fazla anlamı verir. Örnek : overproduction (aşırı üretim),
overpopulation (aşırı büyüyen nüfus), overweight (fazla ağır olmak)
pre- : önce, önceki anlamı verir. Örnek : premature (zamanından önce olan), pre-war (savaş öncesi), precaution (tedbir)
post- : sonra, sonrası anlamı verir. Örnek : post-war (savaş sonrası),
post-date (sonraki bir tarihe almak), post-mortem (ölümden sonra yapılan)
pro- : yandaşı, tarafı anlamı verir. Örnek : pro-American (American
yandaşı), pro-war (savaş yanlısı)
proto- : ilk anlamı verir. Örnek : prototype (ilk örnek)
pseudo- : sözde anlamı verir. Örnek : pseudo-scientific (sözde bilimsel), pseudo-art (sözde sanat)
re- : tekrar anlamı verir. Örnek : reread (tekrar okumak), rebuild (yeniden inşa etmek), replay (tekrar oynamak)
self- : kendi, kendisi anlamı verir. Örnek : self-confidence (kendine güven), self-defence (kendini savunma), self-satisfaction (kendini tatmin)
semi : yarım, yarı anlamı verir. Örnek : semi-circle (yarım daire), semiconscious (yarı baygın), semifinal (yarı final)
-ship : durum, statü anlatır. Örnek : friendship (arkadaşlık), membership (üyelik), partisanship (taraftarlık)
-sion : eylemden ad türetir. Örnek : persuasion (ikna), conclusion (sonuş,karar), admission (kabul)
-tion : eylemden ad türetir. Örnek : reduction (indirim), production (üretim), solution (çözüm)
un – : olumsuzluk takısıdır. Örnek : unnecessary (gereksiz), unemployed (işsiz), unaccustomed (alışılmadık)
under- : az, altında anlamı verir. Örnek : underdeveloped (az gelişmiş), underline (altını çizmek), underwear (iç çamaşırı)
-wise : yönünde, bakımından anlamı verir. Örnek : clock-wise (saat yönünde), education-wise (eğitim bakımından)
-y : eylemden ad türetir. Örnek : recovery (sağlığına kavuşma), discovery (kesif), injury (yara)

GÜN GELİR ÇOK İYİ TANIDIĞIM DEDİĞİN KİŞİLERİN YÜZLERİNDEKİ MAKYAJ AKAR VE GERÇEK YÜZLERİ ORTAYA ÇIKAR...



 

GoogleTagged




Common Suffixes and Prefixes (İngilizcede Sonek ve Önekler) Konusuna Ait Benzer Konular

Idioms with common verbs (İngilizcede fiillerle kullanılan deyimler)
Idioms with common verbs ( part 1)Idiom with " break"1- break away = escape يهربex_ The prisoner broke away .2- break down = fai... Devamı...

Gösterim: 3022 - Yanıt: 0 - Başlatan:admin
Hyphenated Prefixes and Suffixes
Hyphenated Prefixes and SuffixesUse a hyphen after a prefix followed by a proper noun or proper adjective.    Examples: mid-June... Devamı...

Gösterim: 2994 - Yanıt: 0 - Başlatan:ByEfsane
Adjective formation (3rd of the SET) - suffixes -ed and -ing
Adjective formation (3rd of the SET) - suffixes -ed and -ing Devamı...

Gösterim: 1246 - Yanıt: 0 - Başlatan:barissen
Most common prefixes
Most common prefixes Devamı...

Gösterim: 1443 - Yanıt: 0 - Başlatan:barissen
Adjective Formation (1st of the SET) - Adding Negative Prefixes to give the word
Adjective Formation (1st of the SET) - Adding Negative Prefixes to give the word Devamı...

Gösterim: 1319 - Yanıt: 0 - Başlatan:barissen
Negative Prefixes
Negative Prefixes Devamı...

Gösterim: 2656 - Yanıt: 1 - Başlatan:barissen

domain Ping your blog, website, or RSS feed for Free
İngilizce Çeviri | ingilizce kursları | yds kursu |İngilizce Eğitim